-Ağabeyime-
Yağmurun elleri gibi küçücüktü ellerin, benimkileri tuttuğunda.
Sonra ellerin, tahtadan kılıçlar yaptı benim için.
Şömine önünde benimle yer kavgaları yaptı.
Tokalarımı kaçırıp, kendi saçlarına taktı aynı eller.
Sonra…
Sonra, araya hayat girdi.
Zaman girdi.
Ellerimiz, birbirini unuttu.
Bir gün…
Aynı canı taşıyanlar olduğumuzu hatırlattı bize hayat,
Bir daha unutturmayacak şekilde.
Veda ederken gidene, aynı ellerdi birbirini tutan.
Bahçede bankta oturup, isyan ederken hayata
Benim ellerimdi, seninkileri bulan.
Benden gidenler olurken,
Senin ellerindi, benimkileri bırakmayan.
Tüm bu gidenler arasında, gelenleri de beraber karşıladılar.
O iki küçük yüreğe, hoşgeldin dedik beraber.
Onların ellerimin arasında olduğu anlarda
Ellerindi aradığım, aslında…
Şimdi sevgili kardeşim,
Şimdi… kardeşlik zamanıdır.
Aynı canı taşıyan iki beden olmanin zamanıdır.
Dönüp, iyi ki varsın demenin zamanıdır.
İyi ki, varsın…
Mine Bircan
Kasım’10
ne mutlu ağabeyine ki senin gibi bir kardeşi var..
YanıtlaSil